Kronik Ağrının Psikoterapisi

Ağrı, çeşitli dokulardaki farklı şiddet ve türdeki zedelenmelerden kaynaklanan rahatsız edici bir yaşantıdır. Ancak kronik ağrı yaşantılarında her zaman böyle bir zedelenmenin tespit edilmesi mümkün olmayabilir ya da ağrıyla ilişkili olan zedelenmenin tespiti ağrının giderilmesine yardımcı olmayabilir. Kronikleşen ağrı şikayetlerinin bireysel ve toplumsal olarak oldukça ağır bedelleri vardır. Kronik ağrının düşük yaşam doyumu, psikolojik sorunlar, işsizlik, düşük evlilik kalitesi gibi birçok istenmeyen yaşantıyla ilişkili olduğu bilinmektedir.

Bunun yanında ağrı yaşantısı sadece oluşan zedelenmeye bağlı değildir. Ağrı oldukça öznel bir yaşantıdır ve herkesin ağrıdan etkilenme şekli farklıdır. Bu yüzden psikoterapi öncesi yapılan değerlendirmede sadece ağrıya değil kişinin kendisine odaklanılmalıdır. Kişinin gelişimsel öyküsü, ağrı yaşantısı başlamadan önceki yaşamı, ağrının başlangıcına denk gelen yaşantıları, ağrı yaşantısıyla ilgili sonuçtalar, ağrının sıklığı, şiddeti ve sürdürücü etmenleri psikolojik değerlendirmede ele alınması gereken konu başlıklarıdır.

Kronik ağrı tedavisinde en etkili terapi yöntemi kognitif davranışcı terapidir. Kognitif davranışcı terapi kişilerin çevrelerinde gelişen olaylara verdikleri anlamları, deneyimleri sonucu edindikleri çıkarımları ve yaşamlarında geliştirdikleri tutum ve tavırları terapinin odak noktasına alır. Çünkü yaşamı anlamlandırış şeklimiz yani düşüncelerimiz; duygularımızı, davranışlarımızı ve bedenimizi etkiler. Bazı düşüncelerimiz ve davranışlarımız ise yaşamamızda istemediğimiz sonuçtaların oluşumu ve devam etmesiyle ilişkilidir. Terapi sürecinde yapılmak istenen işlevsiz düşünce ve davranışların keşfedilmesi, alternatiflerinin bulunması ve kişinin hedeflerine ulaşmasını sağlayan düşünce ve davranışların sağlamlaştırılmasıdır.

Özellikle felaketleştirme, aşırı genelleme, kişiselleştirme ve seçici soyutlama tarzındaki düşüncelerinkronik ağrı yaşantısıyla ilişkili olduğu bilinmektedir. İşin davranış ayağında ise kaçma, kaçınma ve güvenlik arama davranışları ele alınmalıdır. Bunların yanında kronik ağrı tedavisinin en önemli bileşeni kas germe ve gevşetme egzersizleridir. Birçok kişi ağrı yaşantısının stresle ilgili olduğunu duymuştur ya da fark etmiştir. “Stresten uzak duracaksın.” lafını neredeyse herkes işitmiştir. Ancak yaşamımızın her alanında bulunan stresörlerin etkisinden sadece uzak durarak kurtulmayı beklemek fazlaca iyimser davranmaktır. Stresin ağrı yaşantısı ya da cilt sorunları, reflü, mide ağrısı, kanser gibi hastalıklarla etkisi bedende oluşan gerginlik aracılığı ile ortaya çıkmaktadır.Gevşeme ise gerginliğin tam tersidir. Dolayısıyla gevşeme egzersizleri stresle ilişkisi olduğu düşünülen bedensel şikayetlerin terapisinde en önemli seçenektir.

Sonuç olarak kronik ağrı şikayetlerine yönelik uygulanan psikoterapi kapsamlı bir değerlendirme, şikayete eşlik eden düşünce ve davranışların değiştirilmesi ve kas germe - gevşetme egzersizlerinden oluşmaktadır. Psikoterapinin ağrı yaşantısının oluşturduğu bireysel ve toplumsal bazdaki maddi ve manevi zorlanmaları oldukça azalttığı bulgulanmıştır.

E-BÜLTEN KAYIT

E-Bülten’ e kayıt olarak en yeni haberler, duyurular ve güncellemelerden ilk siz haberdar olabilirsiniz...

BİZİ FACEBOOK’TAN TAKİP EDİN!

İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • Şemsettin Günaltay Cad. Çamlı Apt. No:101 K:1 D:3 Suadiye Kadıköy / İSTANBUL
  • 0(216) 385 73 18
  • 0(555) 897 99 36
  • bilgi@mentalpsikiyatri.com