Ergenlik ve Geç Erişkinlik (Adolesans) Sorunları

Adolesans dönemi fizloyolojik değişiklikerle başlarve adolesanın kendi kimliğini gerçekçi biçimde bulmasına kadar devam eder. Kendi kimliğini bulması demek, aileden yeteri kadar bağımsızlaşması, kendi kararını verip kendi seçimini yapabilmesi, hayattaki amacını ve yolunu gerçekçi biçimde belirleyebilmesi, cinsel çatışmalarını çözüp cinselliğini benimseyebilmesi ve kendine uygun değer yargılarına sahip olması demektir. Bütün bunları başarması, kendi içinde gereksiz iç çatışmaları yaşamaması ve çevreyle gereksiz çatışmaması demektir. Adolesans dönemi, başlıca üç dönem halinde incelenebilir

ERGENLİK BAŞLANGIÇ DÖNEMİ

Fizyolojik değişiklik sırasında adolesanın ilgisi önce değişen ve gelişen bedenine dönüktür; bu yeni bedenine ve kendine yabancılaşma hissedebilir. Bedeninin yaşıtlarından farklı olması onun için büyük önem kazanır. Bu nedenle örneğin adolesanın boyunun yaşıtlarından kısa kalması ya da yüzünde sakal veya bedeninde kılların çıkmaması, kızın göğüslerinin küçük ya da büyüklüğü soruna dönüşebilir. Minimal bir jinekomasti erkek adolesanın kendini çok farklı değerlendirmesine yol açabilir. Geç gelişme daha çok erkeklerde sorun yaratırken, kızlar erken geliştikleri zaman erkeklerin birden büyüyen göğüslerine bakmasından veya kendisini cinsel açıdan tahrik edici bularak suçlamalarından korku, utanç, suçluluk duyabilirler. Adolesanların çoğu, kendi içlerinde yetersizlik veya güvensizlik duyguları olduğu zaman, bunları bedensel özelliklerine projekte etme eğilimindedir. Yani güvensizliğinin örneğin burnunun büyüklüğünden yada yüzündeki bir ben’den ileri geldiğine inanmaktadır. Bu genç rinoplasti ya da belli beden bölgelerinde plastik ameliyat yapılması için ısrar edebilir. Benzeri şekilde cinsel çatışmaları ya da mastürbasyon veya ejakülasyonla ilgili korkuları olan bir genç bu korkuları kendi bedenine pojekte ettiği için, penisiin küçüklüğünden büyük endişe duyabilir. Yani kendi kişiliği ile ilgili endişelerini bedenine döndürür ve bitmez tükenmez şekilde bedeniyle ya da organı ile uğraşır. Pek çok erkek adolesan ereksiyon, ejakülasyon, mastürbasyon konusunda kontrol kazanmaya çalışır. Odipal çatışmaları yeniden canlanabilir, yenisine zarar gelmesi korkusu ve mastürbasyon çatışmaları yoğun olabilir. Bazı kızlarda ilk adet bilinçaltı korkuları uyandırabilir, bu nedenle adete olumsuz tepki doğabilir veya aşırı zayıflayarak meme ve kalçadaki yağlanmayı engeller, erkek benzeri bir vücuda sahip olmuştur ki bu durumda anoreksiya nervosa tablosu oluşur. Her iki cinste de geçici nitelikte eşcinsellik eğilimleri görülebilir. Normal koşullarda adolesanlar, bedenlerindeki değişime uyum sağlamada, psikososyal dürtü ve cinsel gelişimden kaynaklanan içsel çatışmalarla başa çıkmada çelişkili duygular yaşarlarsa da genellikle değişimi benimser ve cinsiyet rollerini daha derinliğine öğrenirler.

ERGENLİĞİN ORTA DÖNEMİ

Aileden bağımsız olma çabalarında çelişkili duyguları çoğunlukla artar, hem onlardan uzaklaşma ve bağımsızlaşma isteği, hem de onların desteğine ve sevgisine ihtiyaç duyma ikilemi içindedir. Onlardan uzaklaştığı zaman içinde büyük bir yalnızlık, güvensizlik ve güçsüzlük hisseder; bu büyük boşluk duygusu her şeyin kendine anlamsız gelmesi veya hiçbir neden yokken hüzünlenme veya ümidini kaybetme ve karamsarlık gibi depresyon eşdeğeri ruhsal çökkünlüğe yol açabilir, hatta hissettiği güvensizlik ve çaresizlik nedeniyle en basit nedenlerle intihara kalkışabilir. Aynı nedenle evden kaçma, uyuşturucu madde kullanma, abartılı cinsel davranışlar görülebilir. Adolesans döneminde görülen en ciddi psikiyatrik problemler bu dönemdedir. Aile dışında yeni sevgi kaynakları ararken, arkadaşlık ve grup büyük önem kazanır, onlarla özdeşleşme ve onları örnek alma anne baba etkisinde zayıflamaya yol açar. Hatta pek çok adolesanda aileye karşı gelme ve isyankar davranışlar görülebilir. Aile tutumu dengeli ve tuturlı ise, adolesanın yeterince bağımsızlaşmasına ve denemeler yapmasına izin verici ise, onun için gereğinde güvenli bir destek oluşturabilirse, orta adolesans dönemi ile ilgili sorunlar da yavaş yavaş çözüme kavuşturulur. Son Dönem (yaklaşık 18 ila kişiliğini buluncaya kadar geçen dönem)

Normal koşullarda bu dönemde adolesanın yeteri kadar aileden kopması ve bağımsızlaşması, kendi kararını verip kendi seçimini yapması konusunda çelişkilerinin azalması, daha az etki altında kalması gerçekleşmektedir. Kendi ilgi ve yeteneklerini daha iyi tanımakta, kendi yolunu saptamaktadır. Hayat boyu sürmesi beklenen meslek, iş ve eş seçiminde daha gerçekçidir. Yaşam ve değer yargılarıyla ilgili sorunlarına yanıtlar arar; cinsel çatışmaları azalır, cinselliğini gerçekçi biçimde kabul eder. Bütün bunların sonucunda genç kendi kimliğini gerçekçi biçimde bulmuş olmalıdır. Özetle, normal koşullarda bir adolesanın aşağıdaki değişimleri geçirmesi ve sorunları yaşaması beklenebilir.

1)Ergenliğin başlangıç döneminde:

  • İlgi bedenine dönüktür, kendine yabancılaşma hissedebilir.
  • Cinsel çatışma ve korkular canlanır.
  • Çelişkili duyguları varsa da cinsiyet rollerini daha derinliğine öğrenir.
  • Geçici eşcinsellik eğilimleri olabilir.

2)Ergenliğin orta döneminde:

  • Aileden bağımsızlaşma çabalarında çelişkili duygular yaşayabilir.
  • Anne baba etkisinde zayıflama, onlara karşı çıkma davranışları görülebilir.
  • Aile dıışnda yeni sevgi kaynakları arar.
  • Arkadaşlık ve grup önem kaçzanır; onlara özdeşleşme, örnek alma çok artar.
  • Eleştirel ve soyut düşünce derinleşird, bilişsel gelişim hızlanır.
  • Çalışma zorunluğunu duyma ve zevk arama arasında kararsızlık, sebatsızlık, düzensizlik görülebilir.

3) Ergenliğin son döneminde:

  • Aileden kopma, bağımsızlaşma yavaş yavaş gerçekleşir; daha az etki altındadır.
  • Kendi kararını verip kendi seçimini yapma konusunda çelişkileri azalır.
  • Kendi ilgi ve yeteneklerini daha gerçekçi tanır.
  • Kendi yolunu daha gerçekçi biçimde saptamaktadır.
  • Hayat boyu sürecek olan meslek, iş ve eş seçiminde daha gerçekçidir.
  • Yaşam ve değer yargılarıyla ilgili sorunlarına yanıtlar aramada daha gerçekçidir.
  • Cinsel çatışmaları azalır, daha gerçekçidir.
  • Kimlik duygusunu geliştirme, kimliğini benimseme ve kimliğinin sentezine ulaşma çabaları sonucunda kendi kimliğini gerçekçi biçimde bulmuş olmalıdır.

Uzman Doktor Turgay Kasap

E-BÜLTEN KAYIT

E-Bülten’ e kayıt olarak en yeni haberler, duyurular ve güncellemelerden ilk siz haberdar olabilirsiniz...

BİZİ FACEBOOK’TAN TAKİP EDİN!

İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • Şemsettin Günaltay Cad. Çamlı Apt. No:101 K:1 D:3 Suadiye Kadıköy / İSTANBUL
  • 0(216) 385 73 18
  • 0(555) 897 99 36
  • bilgi@mentalpsikiyatri.com